Etik İhlal İncelemesi : Doçentlik Başvurusu Aşamalarından Birisi

Doçentlik Başvuru Sürecinde Etik İhlal İncelemesi Aşaması incelenecektir.

Adayların yapmış oldukları doçentlik başvurusuna dair bilgilere doçentlik başvurusu sürecini anlattığımız yazımızdan ulaşabilecek olup bu aşamaların bütününü geçen doçentlik başvurusu olumlu sonuçlanmakta ve adaylar doçentlik unvanı almaya hak kazanmaktadırlar.

Ancak bu aşamalardan birisi olan etik  ihlal incelemesi aşaması, asgari başvuru şartlarını sağlayan doçentlik başvurusu dosyalarının Üniversitelerarası Kurul Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi ile düzenlenen etik ihlal fiillerini içerip içermediğinin incelenmediği aşamaya denmektedir. Öyle ki doçentlik başvurusu dosyaları ÜAK Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi uyarınca bir etik ihlale vücut vermekteyse doçentlik başvurusu reddedilecektir. Tabii ki bu sürecin daha detaylı anlatılması maksadındayız. Şöyle ki;

Etik İhlal
Etik İhlal

Doçentlik başvurusu değerlendirme jürisinden bir kişinin adayın doçentlik başvurusunda bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılık tespit etmesi halinde bunu, gerekçeli bir rapor ve iddiaya konu eserle Üniversitelerarası Kurul (ÜAK)’a bildirir. Bunun üzerine ÜAK tarafından söz konusu iddia ve iddiaya konu belgeler ilgili bilimsel araştırma ve yayın etiği komisyonuna gönderilir ve bu komisyonca iddia incelenip sonuçlandırılana kadar doçentlik başvurusu hakkında başka bir işlem yapılmaz -bu süreç kimi zaman uzayıp adayların hem maddi hem manevi kayıplarının meydana gelmesine de sebep olabilmektedir.

Akabinde, etik komisyona gelen dosya değerlendirilir, eğer iddialar somut nitelikte ve yönergeye uygun iddialar değilse inceleme yapılmaksızın etiğe aykırılık olmadığına karar verilip karar sonrası gerekli bilgilendirme yazışmaları yapılır ve doçentlik başvuru süreci kaldığı yerden devam eder. Ancak iddialar somut nitelikte ve yönergeye uygun iddialar ise adaydan savunma istenir.

Aday veya adayın vekili tarafından sunulan savunmanın iddialara cevap verebilecek nitelikte olması, iddiaların yersiz olduğunu tepsit eder nitelikte olması halinde ise etik ihlal oluşmadığına karar verilip doçentlik başvurusu eser inceleme aşamasına devam eder. Fakat bu savunmanın atılı iddialara cevap verebilecek nitelikte olmaması halinde gerekli görülürse yeniden savunma istenebilir veya doğrudan adayın doçentlik başvuru dosyası uzmanlara gönderilir.

Uzmanlara gönderilen başvuru dosyası ve iddialar uzmanlarca incelenip bir karar verilir. Bu uzman görüşü karar için yeterli görülürse uzman görüşü esas alınarak karar verilir, yeterli değilse gerekirse adaydan savunma istenip süreç yeniden takip edilir veya gerekli görülmesi halinde kurum ve kuruluşlar ile yazışılır ve bunlardan dönecek yanıtların da yeterli olması halinde iddiaya ilişkin karar verilir.

Bu süreç neticesinde etik ihlal olmadığına karar verilirse adayın başvurusu kaldığı yerden devam eder, etik ihlal bulunulduğuna karar verilirse adayın başvurusu iptal edilip gerekli bilgilendirme yazışmaları yapılır.

Etiğe aykırılık iddiası ve bu iddia akabinde yürütülen süreç yukarıdaki gibi gerçekleşmekte olup bu sürecin neticesinde verilen karara itiraz edilmesi yahut iptal davası açılması mümkün olabilmektedir. Bununla birlikte adayın etik savunmasının istendiği hallerde adayın atılı iddialara ilişkin savunma hakkını kullanması da mümkün olabilmektedir.

Bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılık tespiti halinde etik inceleme sürecini anlatmış bulunduk. Peki bu sürece vücut veren, bilimsel araştırma ve yayın etiği ihlali oluşturacak fiiller nelerdir? Bu fiiller hem ÜAK Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi m.1’de etiğe aykırı fiiller başlığı altında düzenlenmiştir, hem de aynı yönergenin 2. Maddesi ile de diğer etik ihlal türleri sayılmıştır. Bu yazı kapsamında m.1 ile düzenlenen etiğe aykırı fiilleri ele alacak olsak da bu yönergenin 2. Maddesinde sayılan etik ihlal türleri için de yukarıda anlatılan sürecin takip edilebileceğini belirtmek isteriz.

İntihal fiili, başkalarının özgün fikirlerini, metotlarını, verilerini veya eserlerini bilimsel kurallara uygun biçimde atıf yapmadan kısmen veya tamamen kendi eseri gibi göstermek; sahtecilik fiili, bilimsel araştırmalda gerçekte var olmayan veya tahrif edilmiş verileri kullanmak; çarpıtma fiili, araştırma kayıtları veya elde edilen verileri tahrif etmek, araştırmadan kullanılmayan cihaz veya materyalleri kullanılmış gibi göstermek, destek alınan kişi ve kuruluşların çıkarları doğrultusunda araştırma sonuçlarını tahrif etmek veya şekillendirmek; tekrar yayım fiili, mükerrer yayınlarını akademik atama ve yükselmelerde ayrı yayınlar olarak sunmak; dilimleme fiili, bir araştırmanın sonuçlarını, araştırmanın bütünlüğünü bozacak şekilde ve uygun olmayan biçimde parçalara ayırıp birden fazla sayıda yayımlayarak bu yayınları akademik atama ve yükselmelerde ayrı yayınlar olarak sunmak; haksız yazarlık fiili ise, aktif katkısı olmayan kişileri yazarlar arasında dahil etmek veya olan kişileri dahil etmemek, yazar sıralamasını gerekçesiz ve uygun olmayan bir biçimde değiştirmek, aktif katkısı olanların isimlerini sonraki baskılarda eserden çıkartmak, aktif katkısı olmadığı hâlde nüfuzunu kullanarak ismini yazarlar arasına dahil ettirmek olarak düzenlenmiştir.

Doçentlik başvurularının değerlendirilmesine ilişkin konuşacak olursak, pratikte olay şu şekilde gerçekleşmektedir. Bu fiillerden herhangi birisinin jürilerce tespit edilmesi halinde bu durum ilgili bilimsel araştırma ve yayın etiği komisyonuna bildirilir ve bu komisyonca yukarıda anlatıldığı şekilde yapılacak bir inceleme neticesinde fiilin işlendiğine karar verilirse adayın doçentlik başvurusu iptal edilir.

Ancak etiğe aykırılık oluşturan fiiller her daim mevzuatın ve doktrinin kabul gördüğü şekilde değerlendirilmediğinden veya adayların eserlerinin yorumlanması hususunda hatalı değerlendirmeler yapılabildiğinden adayların üzerine atılı etik ihlal fiili işlendiği iddiasının aksinin ispatı mümkün olabilmekte ve adayların daha fazla külfete katlanmasının önüne geçilebilmektedir. Bu noktada adayların atılı iddiaya ilişkin etik savunmaları istendiğinde bu etik savunmanın ilgili etiğe aykırılık iddiasının muğlak olması, yersiz olması hususlarını ileri sürerek gerekli somut açıklamaları ve delilleri sunmak suretiyle hukuki düzenlemeleri ve yargı kararlarını da ileri sürerek hazırlanmasıyla sürecin savunmanın kabulüyle sonuçlanması mümkün olabilmektedir. Bu durumda adayların herhangi bir dava sürecine gerek kalmaksızın doçentlik başvuru süreçlerinin kaldığı yerden devam etmesi mümkün olabilmektedir.

Kimi zaman bu etik savunmaların da Üniversitelerarası Kurul nezdinde kabul görmediği görülmektedir, ancak bu durumlarda da tesis edilen işleme karşı iptal davaları açılmasıyla adayların başvurularının reddi işleminin iptal edilebildiği görülmektedir, bu noktada hem adayların emeklerinin zayi olmaması için hem adayların etik ihlal iddialarının tarafı olarak çevrelerinde olumsuz intiba oluşmasının önüne geçilmesi için hem de zaman kaybı yaşanmasının önüne geçilmesi için hukuki süreçlerin hukuki destek alınarak takip edilmesi önem arz etmektedir.

Diğer yazılarımıza göz atmak için linke tıklayabilirsiniz.

Av. Muhammed Ali TOSUN

Sosyal Medyada Bizi Takip edin

https://www.facebook.com/kapitalhukuk

https://www.instagram.com/kapitallegal/

https://tr.linkedin.com/company/kapi%CC%87tal-hukukv

Son Yazılar

Hukuki Yardım Al

Danışmak istediğiniz her konuda bize ulaşın!

BİZE ULAŞIN